Academic Research - International Disputes and Cyber Law

 

Bilişim Hukukunda Uluslararası Uyuşmazlıklar

Günümüzde teknolojinin kişiler ve kurumlar arasında kullanımının artması, iletişimin dijital kanallara aktarılmasına ve bu kanallar üzerinden gerçekleşmesi durumuna sebebiyet vermiştir. Bu durum, verinin iletim süresini ciddi seviyelerde kısaltmış dolayısıyla elektronik iletişimi gerek kurumlar gerekse kişiler nezdinde çok daha cazip hale getirmiştir. İletişimde elektronik kanalların tercih edilmesi ve popülerleşmesi, sistemin dışarıya açık ve risk barındıran yüzey alanının artmasına sebebiyet vermiş, dolayısı ile tüm bu cazibe, yanında birtakım güvenlik ve veri kaybı başta olmak üzere çeşitli riskleri de beraberinde meydana getirmiştir. Zaman içerisinde elektronik ortamda meydana gelen işlemler ve dolayısı ile bu elektronik ortamın korunması ihtiyacı ortaya çıkmıştır.

1.     Bilişim ve Bilişim Sistemi Kavramları

Bilişim kelime kökeni olarak; insanoğlunun teknik, ekonomik ve toplumsal alanlardaki iletişiminde kullandığı ve bilimin dayanağı olan bilginin özellikle elektronik makineler aracılığıyla düzenli ve akla uygun bir biçimde işlenmesi bilimi şeklinde ifade edilmektedir.[1] Aynı zamanda pek çok kaynakta enformatik olarak da anılmaktadır.

Bilişim sistemleri ise bilginin toplanmasında, işlenmesinde, depolanmasında, ağlar aracılığıyla bir yerden bir yere iletilip kullanıcıların hizmetine sunulmasında kullanılan iletişim ve bilgisayarlar dâhil bütün teknolojileri kapsar.[2]

Ülkemizde ise bilişim sistemi,  TCK 243. Maddesinin gerekçesinde“…verileri toplayıp yerleştirdikten sonra bunları otomatik işlemlere tabi tutma olanağını veren manyetik sistemler.” olarak belirtilmiştir.[3]

2.     Bilişim Suçlarında Gözlenen Artış ve Artan Güvenlik İhtiyacı

Özellikle elektronik verinin ve bilişim sistemlerinin kullanımının gitgide yaygınlaşması, bilişim sistemlerinin saldırganlar tarafından daha cazip bir hedef haline gelmesine sebebiyet vermiştir. Bu durumun istatistiki yansıması olarak adli istatistikler verilebilir. Adalet Bakanlığı tarafından düzenli olarak yayınlanan adli istatistikler incelendiğinde bilişim suçu dosyalarının açılış adetlerinin yıllara sair şekilde dağılımı aşağıdaki tabloda da görülebilmektedir.[4]

2017 ve öncesi

2018

2019

2020

2021

2024[5]

7,168

2,242

7,251

6,093

8,239

20,634

Adalet bakanlığı kaynaklarında tespit edilebilen ve istatistiki bilgi tespit edilen en son yıl olan 2024 yılında işlenen bilişim suçlarına ilişkin detay tablo ise aşağıda yer almaktadır:[6]

Suç Türü

TCK Madde No.

Dosya

Sanık

Suç

Banka veya Kredi Kartlarının Kötüye Kullanılması

245

11,451

13,198

16,989

Sistemi Engelleme, Bozma, Verileri Yok Etme ve Değiştirme

244

1,637

2,303

2,871

Bilişim Sistemine Girme

243

641

711

734

Yasak Cihaz ve Programlar

243/A

31

39

40

Toplam (Adet)

13,760

16,251

20,634

Yukarıdaki tablolarda yer alan veriler incelendiğinde, 2017 yılında 7,168 adet olan bilişim suçu sayısının 2024 yılına gelindiğinde 20,634 adede yükselerek %188 artış meydana geldiği görülebilmektedir. Bu durum, bilişim suçlarındaki artışı istatistiki unsurlar ile ortaya koymaktadır.

Ülkemizde bilişim suçlarındaki bu artış, elektronik verinin güvenliği konusundaki uygulamaların ve elektronik verinin güvenliğinin yeniden değerlendirilmesine sebebiyet vermektedir. Buradan hareketle, bir sonraki başlık altında elektronik veri kavramı ve elektronik verinin güvenliği konularına değinmek faydalı olacaktır.

3.     Elektronik Veri Kavramı ve Elektronik Verinin Güvenliği

Elektronik veri, sistem ve uygulama yazılımları, sabit diskler veya disketler, CD-ROM'lar, bantlar, sürücüler, hücreler, veri işleme aygıtları veya elektronik olarak kontrol edilen ekipmanlarla kullanılan diğer ortamlar dâhil olmak üzere bilgisayar yazılımlarında depolanan, oluşturulan veya kullanılan veya bunlara iletilen bilgi, gerçek veya programlar anlamına gelmektedir.[7]

Elektronik bir verinin üretimi ve iletilmesini basitçe açıklamak gerekirse; verilerin saklandığı fiziksel bir sunucu, kullanıcı tarafından etkileşim kurulabilecek bir uç nokta (arayüz) ve cihazlar arası iletişimin kurulabilmesi adına port ve bağlantı bilgilerinden bahsedilebilir. Bu belirtilen kısımlara yetkisiz kişilerce gerçekleştirilecek erişim, verinin değişikliğe uğramasına, sistemlere zarar verilmesine, veriye veya sistemlere istenmeyen kişilerce erişilmesine veya iletilememesine sebebiyet verebilir. Bu durum, bilişim suçlarını beraberinde getirmektedir.

4.     Türkiye Cumhuriyeti ve Diğer Çeşitli Ülkelerde Bilişim Suçlarına İlişkin Düzenlemeler

Yazının ilk kısmında, dijital yollar üzerinden verinin iletiminin cazibe kazanmasıyla birlikte bilişim sistemlerinin dışarıya açık risk yüzey alanını artırdığını belirtmiştik. Bu durum, zaman içinde elektronik ortamların (bilişim sistemlerinin) saldırganlar tarafından daha cazip bir hedef haline gelmesine sebebiyet vermiştir. Bu duruma karşı önleyici mekanizmalar olarak hukuk mercileri tarafından bu tür suçların gerek işlenmesini caydırıcı gerekse cezalandırma amacıyla pek çok kanun maddesi ortaya konulmuştur.

Bilişim hukuku alanında devletler tarafından tanımlı bilişim düzenlemeler aşağıdaki şekilde örneklenebilir:

Türk Ceza Kanununda Bilişim Suçları Alanındaki Düzenlemeler

Ülkemizde bilişim alanında hukuksal düzenlemeler ilk olarak 1991 yılında 3756 sayılı kanun ve 765 sayılı değişiklik ile ortaya konulmuştur.[8] Bu kanunlara zamanla Ulusal Bilgi Güvenliği Kanunu, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu gibi çeşitli düzenlemeler gerçekleştirilmiş ve zaman içerisinde daha kapsayıcı bir biçimde ele alınmıştır. Ülkemizde bilişim alanında gerçekleştirilen yasal düzenlemeler, genel olarak AB direktifleri ile uyumlu olacak şekilde hazırlanmıştır. Bilişim suçları, her suçun kendi alanına ilişkin düzenlemeler içermektedir. Bilişim Hukuku’na ilişkin en kapsamlı düzenlemeler 5237 sayılı Türk Ceza Kanununda (“TCK”) yer almaktadır. [9]

TCK’da ele alınan ve öne çıkan suçlar, aşağıda her bir ilgili başlık altında, ilgili kanunda yer aldığı şekliyle sunulmaktadır.[10]

TCK Madde 243

İlgili madde, bir bilişim sistemine girme suçuna ilişkin düzenlemeleri içermektedir. İlgili madde aşağıdaki şekilde düzenlenmiştir:

1) Bir bilişim sisteminin bütününe veya bir kısmına, hukuka aykırı olarak giren veya orada kalmaya devam eden kimseye bir yıla kadar hapis veya adlî para cezası verilir.

(2) Yukarıdaki fıkrada tanımlanan fiillerin bedeli karşılığı yararlanılabilen sistemler hakkında işlenmesi halinde, verilecek ceza yarı oranına kadar indirilir.

(3) Bu fiil nedeniyle sistemin içerdiği veriler yok olur veya değişirse, altı aydan iki yıla kadar hapis cezasına hükmolunur.

(4) (Ek: 24/3/2016-6698/30 md.) Bir bilişim sisteminin kendi içinde veya bilişim sistemleri arasında gerçekleşen veri nakillerini, sisteme girmeksizin teknik araçlarla hukuka aykırı olarak izleyen kişi, bir yıldan üç yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.

TCK Madde 244

İlgili madde, bir bilişim sistemini engelleme, bozma, verileri yok etme veya değiştirme suçuna ilişkin düzenlemeleri içermektedir. İlgili madde aşağıdaki şekilde düzenlenmiştir:

(1) Bir bilişim sisteminin işleyişini engelleyen veya bozan kişi, bir yıldan beş yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.

(2) Bir bilişim sistemindeki verileri bozan, yok eden, değiştiren veya erişilmez kılan, sisteme veri yerleştiren, var olan verileri başka bir yere gönderen kişi, altı aydan üç yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.

(3) Bu fiillerin bir banka veya kredi kurumuna ya da bir kamu kurum veya kuruluşuna ait bilişim sistemi üzerinde işlenmesi halinde, verilecek ceza yarı oranında artırılır.

(4) Yukarıdaki fıkralarda tanımlanan fiillerin işlenmesi suretiyle kişinin kendisinin veya başkasının yararına haksız bir çıkar sağlamasının başka bir suç oluşturmaması halinde, iki yıldan altı yıla kadar hapis ve beşbin güne kadar adlî para cezasına hükmolunur.

TCK Madde 245

İlgili madde kredi kartlarının kötüye kullanılmasına ilişkin düzenlemeleri içermektedir. İlgili madde aşağıdaki şekilde düzenlenmiştir.

(1) Başkasına ait bir banka veya kredi kartını, her ne suretle olursa olsun ele geçiren veya elinde bulunduran kimse, kart sahibinin veya kartın kendisine verilmesi gereken kişinin rızası olmaksızın bunu kullanarak veya kullandırtarak kendisine veya başkasına yarar sağlarsa, üç yıldan altı yıla kadar hapis ve beşbin güne kadar adlî para cezası ile cezalandırılır.

(2) Başkalarına ait banka hesaplarıyla ilişkilendirilerek sahte banka veya kredi kartı üreten, satan, devreden, satın alan veya kabul eden kişi üç yıldan yedi yıla kadar hapis ve onbin güne kadar adlî para cezası ile cezalandırılır.

(3) Sahte oluşturulan veya üzerinde sahtecilik yapılan bir banka veya kredi kartını kullanmak suretiyle kendisine veya başkasına yarar sağlayan kişi, fiil daha ağır cezayı gerektiren başka bir suç oluşturmadığı takdirde, dört yıldan sekiz yıla kadar hapis ve beşbin güne kadar adlî para cezası ile cezalandırılır.

(4) Birinci fıkrada yer alan suçun;

       (a)Haklarında ayrılık kararı verilmemiş eşlerden birinin,

       (b)Üstsoy veya altsoyunun veya bu derecede kayın hısımlarından birinin veya evlat edinen veya evlâtlığın,

       (c)Aynı konutta beraber yaşayan kardeşlerden birinin,

       (d)zararına olarak işlenmesi hâlinde, ilgili akraba hakkında cezaya hükmolunmaz.

(5)(Ek: 6/12/2006 – 5560/11 md.)Birinci fıkra kapsamına giren fiillerle ilgili olarak bu Kanunun malvarlığına karşı suçlara ilişkin etkin pişmanlık hükümleri uygulanır.

Bu maddelere ek olarak, Madde 245/A (özetle -  “bilişim suçları için aracı olarak cihaz ve programların kullanımı”) ve 246 (özetle - “haksız menfaat elde edilmesi durumunda özel güvenlik tedbirleri uygulanması”) verilebilir.

Kanunda Öne Çıkan, Bilişim Suçları ile İlişkili Diğer Düzenlemeler

TCK’da yukarıda belirtilen suçların yanı sıra, bazı suçların bilişim alanında düzenlenmemiş olmasına rağmen bilişim sistemleri aracılığıyla işlenebilir. Bu suçlar “Kişinin Özel Hayatına Karşı İşlenen Suçlar (TCK 132 Haberleşmenin Gizliliğini İhlal Suçu, TCK 135 Kişisel Verilerin Kaydedilmesi Suçu vb.) suçlar ile birlikte Kişinin Özel Hayatının Korunması ile doğrudan doğruya bağlantılı olmamakla birlikte bilişim sistemleri aracılığıyla işlenebilecek suçlar (TCK 106 Tehdit, TCK 124 Haberleşmenin Engellenmesi vb) olarak örneklendirilebilir.[11]

Diğer Ülkelerin Hukukunda Tanımlı Bilişim Suçları Alanındaki Düzenlemeler

Bilişim suçlarının yalnızca ülkemize özgü olmadığı, diğer Türkiye Cumhuriyeti sınırları dışındaki ülke sınırları içerisinde de, elektronik cihazların kullanılması aracılığı ile çeşitli suçların işlendiği ve bunların hukuki birer karşılığı bulunduğu unutulmamalıdır. Bu kapsamda, uyuşmazlık kavramına ve bilişim hukukunda uluslararası düzenlemelere geçmeden önce bilişim hukuku alanında diğer ülke uygulamalarını ele almakta fayda bulunmaktadır.

A) Amerika Birleşik Devletleri[12]

ABD bilgisayar ve bilişim teknolojilerinin ilk geliştiği ülkelerden biri olması sebebiyle bilişim suçları alanında da ilk yapılan düzenlemeler ABD’ye aittir. Bunda işlenen ilk bilişim suçlarının ABD’de meydana gelmesinin de etkisi olduğu söylenebilir.[13] 1984’e gelindiğinde tarihte bilinen ilk bilişim suçları düzenlemesi olan CFAA (“Computer Fraud and Abuse Act”) ABD’de meydana gelen bilişim suçlarının artmasını önlemek amacıyla yürürlüğe girmiştir. CFAA çok geniş bir bakış açısıyla bilişim suçlarına üç alanda düzenleme getirmektedir;

       Atom enerjisi, savunma ve dış politika alanındaki gizli bilgilere, Birleşik Devletlerin zararına veya yabancı bir ülkenin faydasına olacak şekilde ulaşmak için bir bilgisayara yetkisiz olarak girmek,

       Finansal bir kurumun finans kayıtlarına veya tüketici bilgilerine ulaşmak veya bunları kullanmak amacıyla bir bilgisayara hukuka aykırı olarak girmek,

       Hükümet işlerinde kullanılan bir bilgisayara kasten girmek veya bu bilgisayardaki bilgilere erişmek veya çalışmasını engellemek veya zarar vermek veya değişiklik yapmak,

Bu eylemlerden herhangi birinin suç olarak kabul edilebilmesi için sanığın bilgisayara yetkisiz veya mevcut yetkisini aşarak erişmiş olduğunun kanıtlanabilmesi gerekmektedir.[14]

Bu düzenlemelere diğer örnekler olarak 1986 tarihli Elektronik Haberleşme Gizlilik Kanunu, 1992 tarihli Bilgi ve Teknoloji Kanunu, Ulusal Bilgi Altyapısı Kanunu, 1998 tarihli Çocukların Online Yayınlardan Korunması Kanunu, 1997 tarihli İnternette Kumarın Önlenmesi Kanunu, 2001 tarihli Anti-Terörizm Kanunları verilebilir.[15]

Yukarıda da görülebileceği üzere, ABD’de Çeşitli Federal düzenlemeleri de içeren, bilişim hukuku alanında pek çok düzenleme yer almaktadır. Bunlar içerisinde Delaware Veri Gizliliği Yasası, Florida Veri Gizliliği Yasası gibi Eyaletlere göre değişkenlik gösteren pek çok veri gizliliğine yönelik düzenleme verilebilir.[16]

B) Almanya

Almanya’da bilgisayar korsanlığı, kötü amaçlı yazılımların kullanımı ve siber saldırılar gibi bilgisayar suçları, Alman Ceza Kanunu’nun özel bir bölümü olan “Bilgisayar Suçları” (“Computerkriminalität”) altında düzenlenmiştir. Bu kanun;

       Bilgisayar korsanlığı, kötü amaçlı yazılım kullanımı ve siber suçları düzenler.

       Bilgisayar korsanlığı (illegal hacker aktiviteleri) işlenmesi durumunda, 1 yıldan 10 yıla kadar hapis cezası öngörülebilir.

       Kötü amaçlı yazılımların dağıtılması veya kullanılması ciddi cezalar getirebilir.

Buna ek olarak, Almanya’da yine bilişim hukuku alanında çeşitli mevzuatların yer aldığı da görülmektedir. Bunlara örnek olarak:

       Strafgesetzbuch (StGB) – Ceza Kanunu,

       Datenschutz-Grundverordnung (DSGVO) – Genel Veri Koruma Tüzüğü (GDPR),

       Urheberrechtsgesetz (UrhG) – Telif Hakkı Kanunu,

       Bundesdatenschutzgesetz (BDSG) – Federal Veri Koruma Yasası,

       Telemediengesetz (TMG) – Çevrimiçi Medya Hizmetleri Yasası,

       Gesetz gegen den unlauteren Wettbewerb (UWG) – Haksız Rekabet Karşıtı Yasası,

       Telekommunikationsgesetz (TKG) – Telekomünikasyon Yasası,

       Sicherheitsgesetz (BSI-Gesetz) – Bilgi Güvenliği Yasası[17] düzenlemeleri verilebilir.

Bunlara ek olarak, BDSG - Federal Veri Koruma Yasasının[18] GDPR ile birlikte 25 Mayıs 2018 tarihinde yürürlüğe girdiği ve GDPR ile uyumlu şekilde yapılandırılan bir yasa olduğundan söz etmek gerekebilir.[19] Bu durum, Avrupa Birliği ülkelerinin AB tarafından yürürlüğe alınan yasaların AB’ye üye ülkeler tarafından uygulanması konusundaki hassasiyeti gözler önüne sermektedir.

5.     Uyuşmazlık Kavramı

Uyuşmazlık kavramı, T.C. Adalet Bakanlığı Sözlüğünde en temel haliyle, “İki tarafın bir konu üzerinde farklı görüşlere sahip olmasından ortaya çıkan anlaşmazlık.” olarak ifade edilmiştir.[20] Özellikle gerek kişiler arası, gerek kişiler ile şirketler arasındaki karşılıklı iletişimin ve etkileşimin sürdüğü dünyada hemen her an, herhangi bir sebepten ötürü uyuşmazlık ortaya çıkma ihtimali bulunmaktadır. Kişiler ve şirketler arasında gerçekleşen bu uyuşmazlık durumu, çeşitli sebeplerden ötürü devletleri de içine alacak şekilde genişleyebilir veya çözümde bürokrasinin kaçınılmaz bir biçimde dâhil olma ihtiyacını ortaya koyabilir.

Bir hukuki uyuşmazlık çözümünde pek çok farklı yöntem bulunmakla birlikte, bunlar arasında arabuluculuk, tahkim, uzlaşma ve dava süreci gibi farklı seçenekler verilebilir. Mahkeme süreci geleneksel bir uyuşmazlık çözüm yöntemi, Tahkim, arabuluculuk ve uzlaştırma (arabuluculuk) yöntemleri ise alternatif uyuşmazlık çözümleri olarak belirtilebilir.[21]

Bilişim suçları, işleniş şekli, takibi, etkisi ve karmaşık yapısı sebebiyle derin ve kapsamlı hukuksal düzenlemelere olan ihtiyacı ortaya çıkartmış, bu nedenle farklı uyuşmazlık çözüm yöntemlerinin kullanımı ihtiyacına sebebiyet vermiştir. Bunun yanı sıra, bilişim suçlarının uzaktan gerçekleştirilebilmesi ve “sınır tanımaması”, bu konunun milletlerarası boyutta ele alınması ihtiyacını ortaya koymuştur. Bu sebeple bilişim suçlarına ilişkin düzenlemeleri milletlerarası boyutta incelemek faydalı olacaktır.

6.     Bilişim Suçlarına İlişkin Milletlerarası Düzenlemeler

Bilişim hukuku alanında uluslararası alanda bilişim suçlarının ortaya çıkması ile birlikte milletlerarası boyutta pek çok yasa tasarısı ortaya atılmış, bu tasarılar zamanla bir araya getirilerek Sözleşme ve Tüzük formuna getirilerek bir arada düzenlenmiştir. Bu düzenlemeler incelendiğinde başlıca öne çıkanlar aşağıda yer almaktadır.

Avrupa Konseyi Siber Güvenlik (Budapeşte) Sözleşmesi (23 Kasım 2001)

Siber tehditlere yönelik olarak Birleşmiş Milletler, Avrupa Konseyi, Avrupa Birliği, OECD ve G8 gibi uluslararası kuruluşlar tarafından birçok çalışma yürütülmüştür. Bu çalışmalar arasında özellikle Avrupa Konseyi bünyesinde gerçekleştirilen faaliyetler öne çıkmaktadır. Avrupa Konseyi bünyesinde kabul edilen Siber Güvenlik Sözleşmesi, siber tehditlerin önlenmesine yönelik en kapsamlı ve ilk uluslararası antlaşmadır. Bu sözleşmeyi diğer çalışmalardan ayıran temel özellik; taraf devletlerin, bilişim suçlarına ilişkin olarak iç hukuklarında düzenleme yapmayı ve uluslararası adli iş birliğini açıkça taahhüt etmiş olmalarıdır.[22] Türkiye, sözleşmeyi 10 Kasım 2010 tarihinde imzalamış, 29 Eylül 2014 tarihinde onaylamış ve sözleşme 1 Ocak 2015 itibarıyla yürürlüğe girmiştir.

Genel Veri Koruma Tüzüğü (“GDPR”) (14 Nisan 2016)

AB, siber güvenlik alanını düzenlerken direktif (directive), tüzük (regulation veya act) ve komisyon uygulama tüzüğü (commission delegated act) gibi bağlayıcı regülasyon araçlarının yanı sıra yumuşak hukuk kurallarından da fazlasıyla yararlanmaktadır. Hem direktifler hem de tüzükler, Avrupa Birliği üyesi tüm devletler açısından bağlayıcı nitelikte düzenlemelerdir. Direktifler, genel bir çerçeve sunarak belirlenen hedef ve gerekliliklerin her bir üye devlet tarafından iç hukuklarına aktarılmasını zorunlu kılmaktadır [23] Bu kapsamda Avrupa Birliği tarafından kişisel verilerin korunmasına yönelik pek çok düzenlemeden söz edilebilir. Bunlar içerisinde 1992 yılında siber güvenlikle bağlantılı Avrupa’da kabul edilen ilk düzenleme olan 92/242/EEC sayılı Avrupa Konseyi kararı ve 2016 yılında kabul edilen, AB düzeyinde siber şebeke ve bilgi sistemleri güvenliğine yönelik olarak NIS1 direktifi ile 2016 yılında kabul edilerek 2018 yılında yürürlüğe giren GDPR verilebilir.

Özünde GDPR, Avrupa Birliği'nde (veya daha geniş Avrupa Ekonomik Alanı'nda) yaşayan tüm bireylere internetteki verilerine erişme ve bunları kontrol etme konusunda yeni haklar vererek, kişisel verilerin toplanma ve işlenme biçimini temelden yeniden şekillendirmeyi amaçlamaktadır. Tüzük, genel hatları ile veri işlemenin yasal dayanakları, verilerin silinmesi, erişim kısıtları, düzeltme ve veri taşınabilirliğine ilişkin herhangi bir veri sorumlusu veya veri işleyicisinin (burada teknoloji şirketleri haricindeki şirketleri de kapsamak amaçlanmaktadır) yükümlülüklerini ve ihlallere ilişkin yasaları düzenler.[24]

Siber Suçlara Karşı Birleşmiş Milletler Sözleşmesi (24 Aralık 2024)

Sözleşme, Budapeşte Sözleşmesi’nden farklı olarak BM Genel Kurulu çatısı altında kabul edildiği için, daha kapsayıcı ve küresel bir temsil sunar. Özellikle Çin, Rusya, Hindistan gibi Budapeşte Sözleşmesine taraf olmayan ülkelerin bu sürece katılımı, normatif çeşitliliği artırmaktadır. Sözleşme, genel hatlarıyla Budapeşte sözleşmesi ile aynı temellere dayansa da ilgili sözleşmeyi Budapeşte sözleşmesinden ayıran temel özellik olarak siber tehditlere karşı önleyici güvenlik anlayışını merkeze alması şeklinde belirtilebilir. Bunlara örnek olarak Kaynağında siber suçların risklerinin ve tehditlerinin azaltılması için devlet müdahalesi ve ortak siber operasyonlar verilebilir.[25]

Bilişim suçları kapsamında milletlerarası düzenlemeler yalnızca yukarıda verilen örneklerle sınırlı değildir. İlgili düzenlemelere ek pek çok protokol, tüzük düzenlemesi (Ör: Budapeşte Sözleşmesi’ne ek olarak kabul edilen ve Birinci Ek Protokol olarak da anılan Bilişim Sistemleri Aracılığıyla Gerçekleştirilen Irkçı ve Yabancı Düşmanı Niteliğindeki Fiillerin Cezalandırılmasına İlişkin Ek Protokol ve İkinci ek protokol, NATO tarafından uygulamaya konulan Siber Güvenlik Politikası gibi)[26] yürürlüğe konulmakta ve mevcut düzenlemelerde iyileştirmelere gidilmektedir. Bu gelişmeler, bilişim hukuku alanındaki sürekli izlemenin ve gelişen ve evrimleşen suçlara ilişkin iyileştirmelerin devamının göstergesi niteliğindedir.

7.     Bilişim Hukuku Alanında Uluslararası Uyuşmazlık (Vaka) Örnekleri

Makalenin önceki kısmında, bilişim hukukunda ülkeler ve milletlerarası seviyede uygulamaya alınan kanunları ele almıştık. Bu bilgiler ışığında, uluslararası alanda meydana gelen bazı vakaları incelemek, ilgili hukuksal düzenlemelere olan ihtiyacın da daha net bir biçimde ortaya konulmasına yardımcı olacaktır. Bu kapsamda, milletlerarası seviyede bazı vaka ve uyuşmazlık örneklerine aşağıda yer verilmektedir.

A) Amazon v Lüksemburg Ulusal Komisyonu (18 Mart 2025)[27]

Davanın Konusu

Amazon, özellikle hedefli reklam uygulamalarıyla bağlantılı olarak, GDPR’ı ihlal edecek şekilde kişisel veri işlemekle suçlanmıştır. Şirketin kullanıcıların çevrimiçi faaliyetleri—arama ve satın alma işlemleri de dâhil olmak üzere—hakkında veri topladığı ve bu verileri kullanıcıların rızası olmaksızın hedefli şekilde reklam göstermek için kullandığı tespit edilmiştir.[28]

Davanın Neticesi

Lüksemburg Ulusal Veri Koruma Komisyonu (CNPD) Amazon’un kişisel veri işleme faaliyetlerinin AB hukukuna uygun olmadığına hükmetmiştir. Amazon, Avrupa Birliği veri koruma yasalarını ihlal ettiği iddiasıyla 886,6 M USD (636 M EUR) tutarında bir para cezasına çarptırılmıştır. [29] Lüksemburg’un gizlilik kuralları sebebiyle karara ilişkin detaylar DPA tarafından yayınlanmamıştır. İlgili davanın hükmü Amazonun kendisi tarafından yayınlanmıştır.

B) Uber v ABD (2016)

Davanın Konusu

Ulaşım amacıyla hizmet veren ve gerek müşteri, gerek kimlik ve ehliyet bilgileri gibi pek çok kullanıcı verisini barındıran Uber firması, 2016 yılında 57 milyon kullanıcının verisini sızdırdığı ancak bu durumu örtbas etmeye teşebbüs ettiği iddiasıyla suçlanmıştır. İddia kapsamında hacker grubuna 100,000 USD karşılığında çalınan veriyi silmeleri ve olayı yaymamaları adına ödeme yapıldığı belirtilmiştir[IL1] .

Davanın Neticesi

10 ay boyunca gerçekleştirilen soruşturmalar neticesinde, 57 milyon kullanıcı hesabının ve buna ek olarak 600,000 sürücü ehliyeti bilgisinin sızdığı tespit edilmiştir. Özellikle sızdırılan verilerin pek çok farklı ülkeden insana ait olması (kullanıcıların yarısından fazlası ABD’de yaşamaktaydı), İngiltere, Avustralya, ve Filipinler’deki otoritelerin de dikkatini çekmesine sebebiyet vermiştir. Olayın tespit edilmesi sonrası Uber, 148 M USD tutarında bir cezaya mahkum edilmiş, aynı olayın tekrarının da önüne geçilmesi adına Uber sonraki iki yıl boyunca her çeyrekte bir veri sızıntısı vakalarını raporlamaya ve dışarıdan bir yetkili tarafında kapsamlı bir bilgi güvenliği hizmeti verilmesi adına programa tabi tutulmuştur.[30]

Buna ek olarak; 2016'da firmanın $100 milyon ödemeyi kabul ederek ilgili mahkeme ile uzlaşmaya gitme teşebbüsünde bulunduğu, ancak bu durumun ilgili mahkemece kabul görmediğini de belirtmek gerekmektedir.[31]

C) Almanya v Facebook Inc. [IL2] (Şimdiki adı ile Meta Platforms Inc.) –(6 Şubat 2019)

Davanın Konusu

6 Şubat 2019 tarihinde, Almanya Federal Reklamcılık Dairesi, Facebook’u kullanıcılarından izinsiz bir biçimde veri toplandığına ve kullanıcı verisini kullanma yöntemlerini ihlal ettiğine karar verdi. Bu karar, Facebook’un kullanıcı verilerini izinsiz bir şekilde toplamasını ve reklamcılara izinsiz olarak verileri aktarmasını engellemek amacıyla alınmıştır. Bu, olayın gerçekleştiği dönemde, Almanya’da bilişim hukuku ve veri koruma konularında açılan önemli bir dava olarak dikkat çekti. [32]

Davanın Neticesi

Karar neticesinde Facebook 51,000 Euro tazminat ödemeye mahkum edilmesi ile birlikte[33] dikkat çekilmesi gereken asıl konu, Almanya’daki Facebook kullanıcılarının artık uygulamanın kullanımı sırasında üretilen verilerinin, diğer kaynaklardan elde edilen verilerle ne ölçüde birleştirileceğini kapsamlı biçimde kontrol edebileceği bir açık rıza mekanizmasına sahip hale gelmesi olarak gösterilebilir.[34] Davanın neticesinde, Facebook uygulamanın veri toplama ve kullanma yöntemini kalıcı olarak bu doğrultuda güncelleme ve kullanıcıya bırakma yoluna gitme durumunda kalmıştır.

D) Linkedin v İrlanda[35] - 2018

Davanın Konusu

2018 yılında bir Fransız kuruluş Linkedin’in kişisel verileri yetkisizce işleyerek davranışsal analiz ve kullanıcıları hedef alan reklamlar amacıyla bilgilendirilmeden ve rıza alınmadan işlendiğine dair bir yetkili mercilere şikayette bulunmuştur. Şikayet neticesinde ilgili suçların işlenip işlenmediğine ilişkin bir inceleme gerçekleştirilmiştir. Linkedin’in merkezinin İrlanda’da bulunması sebebiyle davayı İrlanda’da yer alan İrlanda Veri Koruma Komisyonu (DPC) yönetmiştir.[36]

Davanın Neticesi

Karar neticesinde Linkedin tarafından yapılan söz konusu verilerin şeffaf şekilde temin edilmediği, işlenmesinin ise hukuka uygun olmadığı belirtilmiştir. DPC, Linkedin’in veri işleme faaliyetlerini GDPR ile uyumlu hale getirmesini ve 310 milyon € tutarında idari para cezası ödemesini emretmiştir.

E) Barbulescu v Romanya (12 Ocak 2016)

Davanın Konusu

İlgili dava, Romanya’da özel bir firmada satış mühendisi olarak çalışan Barbulescu isimli kişiye bir şirket e-postası tanımlanarak bu e-posta üzerinden gerçekleştireceği iletişimin düzenli olarak takip edileceği bilgisi verilmiş, ancak bu takibin detaylarına ilişkin bilgiler kendisine verilmemiştir. Her ne kadar kendisi tarafından şirket e-postasının kişisel amaçlarla kullanmadığını belirtse de, bu iddia sebebiyle işvereni tarafından sözleşmesi feshedilmiştir. Olayın ardından Romanya mahkemelerine başvuran Barbulescu, talebinin mahkeme tarafından reddedilmesi üzerine Romanya Devletine karşı Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’ne (AIHM) başvurmuştur.

Davanın Neticesi

Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM) Büyük Dairesi’nin Bărbulescu – Romanya davasındaki yakın tarihli kararı, bir çalışanın e-posta hesabının izlenmesinin, AİHS’nin 8. maddesi anlamında özel hayata ve haberleşmeye saygı hakkının ihlaliyle sonuçlanmadığını tespit etmiştir. Sunulan delillere dayanarak Mahkeme, başvurucunun şirketin iç düzenlemeleri hakkında bilgilendirildiğini ve ulusal mahkemelerin söz konusu menfaatleri doğru şekilde belirlediğini kabul etmiştir.[37]

AIHM’in 8’inci maddesi özel hayatın korunmasına ilişkin hükümleri içermektedir.[38] Gerekçeli kararda aynı zamanda GDPR’ın 88’inci maddesine de atıfta bulunulduğu görülmüştür. İlgili madde, kişisel verinin işveren tarafından işlenmesine ilişkin düzenlemeleri içermektedir.[39]

8.     Sonuç

Bu makalede özetle, teknolojinin gelişimi ve beraberinde getirdiği elektronik verinin transferi ve artan depolama ihtiyaçları neticesinde artan bilişim suçları, çeşitli veri kaynaklarından elde edilen istatistiksel veriler ile ortaya konulmuş; bilişim, bilişim sistemleri ve elektronik veri kavramları tariflenmeye çalışılmıştır. Özellikle Türkiye Cumhuriyeti ve bazı farklı ülkelerde bilişim hukukuna ve suçlarına ilişkin çeşitli düzenlemeler ele alınmış, bilişim suçlarının uzaktan gerçekleştirilebilmesi ve sınır tanımamasının bilişim hukukuna ilişkin milletlerarası çözümlerin getirilmesi ihtiyacına sebebiyet verdiği ifade edilmiştir. Bu kapsamda, gerek AB, gerekse BM ve benzeri organizasyonlar ve kuruluşlar özelinde bilişim hukukuna ve suçlarına ilişkin yürürlüğe konulan düzenlemeler ele alınmış, bu düzenlemelerin sürekli izlemenin ve gelişen ve evrimleşen bilişim suçlarına ilişkin iyileştirmelerin devamının göstergesi niteliğinde olduğu ortaya konulmuştur. Makalede yer alan birtakım dava örneklerinde davaların detaylarına ve çözüm şekillerine çeşitli gizlilik kuralları nedeniyle ulaşılamamaktadır. Ancak erişilebilen davalardan da görülebileceği üzere, bazı davaların çözümü adına gerek geleneksel gerekse alternatif uyuşmazlık çözüm mekanizmalarının devreye alındığı ve özellikle kişisel verilerin korunmasına yönelik ihlallerde etkilerin yalnızca ilgili ülke ile sınırlı kalmadığı, sızdırılan veri boyutuna benzer şekilde farklı ülkelerin de konuya müdahil olabildiği görülebilmektedir. Yukarıda belirtilen bu durumlar; bilişim suçlarının etkilerinin ne kadar geniş çaplı olduğu, fiziksel bir sınır veya ülke sınırı tanımadığı, sürekli olarak evrildiği ve buna eş şekilde düzenlemelerin de genişleyerek ve güncellenerek hayata geçirildiği görülebilmektedir. Tüm bu sebepler, meydana gelen siber suçların milletlerarası boyut kazanma potansiyelinin oluşmasının an meselesi olduğunu göstermekte ve siber suçlarla mücadelenin önemini ortaya koymaktadır.



[1] https://sozluk.gov.tr/?ara=bili%C5%9Fim

[2]https://be.gazi.edu.tr/view/page/286398/bilisim-sistemleri-hakkinda#:~:text=Bili%C5%9Fim%20sistemleri%2C%20bilginin%20toplanmas%C4%B1nda%2C%20i%C5%9Flenmesinde,bilgisayarlar%20d%C3%A2hil%20b%C3%BCt%C3%BCn%20teknolojileri%20kapsar.

[3] https://www.hukukvebilisimdergisi.com/bilisim-sistemine-girme-sucu-ve-uluslararasi-alanda-degerlendirilmesi/

[4] Mehmet Bedii Kaya, https://mbkaya.com/bilisim-suc-istatistik-turkiye-siber-guvenlik/, V. Bilişim Suçları Dosyalarının Açılış Yılına Göre Dağılımı, 2022

[5]Kaynak: Adalet Bakanlığı, Adalet İstatistikleri, 2.17 - TCK uyarınca ceza mahkemelerinde kovuşturma evresinde ilk on beş suç türüne ilişkin karara bağlanan dosya, sanık ve suç sayıları, 2024, Sayfa 103

[6]Kaynak: Adalet Bakanlığı, Adalet İstatistikleri, 2.17 - TCK uyarınca ceza mahkemelerinde kovuşturma evresinde ilk on beş suç türüne ilişkin karara bağlanan dosya, sanık ve suç sayıları, 2024, Sayfa 103

[7]https://www-lawinsider-com.translate.goog/dictionary/electronic-data?_x_tr_sl=en&_x_tr_tl=tr&_x_tr_hl=tr&_x_tr_pto=wa&_x_tr_hist=true

[8] https://medya.barobirlik.org.tr/tbbdergisi/App_Themes/Dergi/2009-81-498.pdf

[9] https://internet.btk.gov.tr/turkiye-de-bilisim-hukuku

[10] Aşağıda yer alan kanun hükümleri https://www.mevzuat.gov.tr/  adresinden alınmıştır. 5237 sayılı kanunda yer alan bu maddeler, mevzuatta yer aldığı biçimiyle aktarılmıştır.

[11] Ş.Cankat Taşkın, “Bilişim Hukuku - Uluslararası Uyuşmazlıklar”, TBB Dergisi, Sayı 85, 2009, sf.346

[12] Örneklemlerde Rüya Şamlı tarafından hazırlanan “Türk ve Dünya Hukukunda Bilişim Suçları” içeriğinden faydalanılmıştır. https://ab.org.tr/ab10/sunum/106.pdf

[13] Referans gelecek.

[14] Stj. Av. Z. Ebrar Kaya, Hukuk ve Bilişim Dergisi,2022, https://www.hukukvebilisimdergisi.com/mukayeseli-hukukta-bilisim-suclari/

[15] Rüya Şamlı, Türk ve Dünya Hukukunda Bilişim Suçları, https://ab.org.tr/ab10/sunum/106.pdf

[16] https://www-dlapiperdataprotection-com.translate.goog/index.html?t=law&c=US&_x_tr_sl=en&_x_tr_tl=tr&_x_tr_hl=tr&_x_tr_pto=tc

[17] Bilişim ve Hukuk, Almanya’da Bilişim Hukuku, 2023, https://bthukuku.com.tr/almanyada-bilisim-hukuku/

[18] Federal Data Protection Act, (BDSG), 2017 https://www.gesetze-im-internet.de/englisch_bdsg/englisch_bdsg.html

[19] https://www.dlapiperdataprotection.com/index.html?t=law&c=DE

[20] T.C. Adalet Bakanlığı, Hukuk Sözlüğü, https://sozluk.adalet.gov.tr/

[21] İlter Lofçalı, Oytun Önder, Batuhan Tellioğlu, Ticari Uyuşmazlık Danışmanlığı, KPMG Gündem, sf 76 - 79, 2020, https://assets.kpmg.com/content/dam/kpmg/tr/pdf/2020/04/Gundem-36.pdf

[22] https://mbkaya.com/hukuk/siber-guvenlik-hukuku.pdf

[23] https://mbkaya.com/hukuk/siber-guvenlik-hukuku.pdf , sf 39

[24] https://gdpr.eu/what-does-it-stand-for/

[27] https://2b-advice.com/en/2025/03/26/record-fine-against-amazon-administrative-court-confirms-cnpd-decision-of-746-million-euros/#:~:text=The%20Luxembourg%20data%20protection%20supervisory,full%20on%20March%2018%2C%202025.

[28] https://www.getastra.com/blog/security-audit/data-breach-fines-and-penalties/#didi-global

[29] https://www.bbc.com/news/business-58024116

[30] https://www.reuters.com/article/us-uber-databreach-idUSKCN1M62AJ/

[31] https://www.napolilaw.com/tr/article/uber-davasini-anlamak/

[32] https://bthukuku.com.tr/almanyada-bilisim-hukuku/

[33] https://www.edpb.europa.eu/news/national-news/2019/hamburg-data-protection-commissioners-eu51000-fine-against-facebook-germany_en

[34] https://www.bundeskartellamt.de/SharedDocs/Entscheidung/EN/Fallberichte/Missbrauchsaufsicht/2024/B6-22-16.pdf?__blob=publicationFile&v=8

[35] https://www.pinsentmasons.com/out-law/news/irish-data-protection-fines-linkedin-310-million

[36] https://www.rte.ie/news/business/2024/1024/1477224-linkedin-fined-by-dpc/

[37] https://strasbourgobservers.com/2017/10/19/barbulescu-v-romania-and-workplace-privacy-is-the-grand-chambers-judgment-a-reason-to-celebrate/

[38] https://www.equalityhumanrights.com/human-rights/human-rights-act/article-8-respect-your-private-and-family-life#:~:text=England-,Article%208%20protects%20your%20right%20to%20respect%20for%20your%20private,and%20emails%2C%20for%20example).

[39] https://gdpr--info-eu.translate.goog/art-88-gdpr/?_x_tr_sl=en&_x_tr_tl=tr&_x_tr_hl=tr&_x_tr_pto=tc


 [IL1]Birden fazla suç var kesin belirt. (hem sisteme sızma hem veri çaldırma)

 [IL2]Dava hangi tür hukuk kapsamında ele alınmış eklenebilir.

2019 karar tarihi mi, farklı tarihler mevcut. Bunlara bak.

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Setting up FTK Imager on Ubuntu OS installed USB Drive

Extracting hash values from MS Office files using John The Ripper on Linux

Cracking password protected MS Office files using Hashcat